26 Ekim 2020 - 08:28 Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle Üye OL Üye Girişi Rss / XML Yazarlar Künye Reklam Sitene Ekle İletişim
Anasayfa Yazarlar  
 
14/04/2020 - 14:56 - Gösterim : 450
YASEMİN GÖLGELİ
Pandemi ve Sonrası...

 

FaceBook ta paylaş
 

2019 yılının sonlarında Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüs, bugüne kadar geçen zamanda dünyadaki bir çok dinamiği daha şimdiden etkilemeyi başarmış durumda olup bu dinamiklerin başında şüphesiz ilk sırayı ekonomik yeterlilik ve istikrar almaktadır. Ekonomik istikrar, eğitim, sağlık, ticaret, sanayi, endüstriyel yatırımlar, bilim vb gibi yaşamın tüm alanlarını etkileyen, toplumların kalite standartlarının sürekliliğini sağlayan tek olgudur.

Dünya’nın en büyük sanılan, en güçlü gözüken neredeyse uzay savaşlarına hazırlanan, hatta yakın Dünya yörüngesinde Uzay Kuvvet Komutanlığı kuracağını ilan eden Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere, medeniyetin beşiği olarak tarif edilen batı dünyası, uzak doğunun bağrından kopup gelen bir virüsle neredeyse yerle bir hale geldi.

Dışarıdan bakıldığında bunun çok abartıldığını düşünebilirsiniz fakat göz ardı edilmemesi gereken husus şudur ki; Tüm Dünya ülkelerinde açıklanan tüm paketler, tüm yardımlar, bankalar tarafından verilen tüm krediler sadece kısa vadeli önlemin göstergesidir. Ülkelerin karşı karşıya kaldığı son derece ölümcül bir virüsün yarattığı can kayıplarını minimize etmek için atılmış bir adım olmaktan öteye geçememiştir.

Peki sonrasında ne olacak? İşte bugün bütün dünya devlerini bile düşündüren asıl soru budur. Bu soru, sıradan bir soru değildir. Çünkü gerçekten de ülkelerin yakın bir gelecekte yüzleşmesi gereken çok trajedik sonuçların doğması kaçınılmaz gibi gözükmektedir. Salgından en fazla etkilenen bilişim, turizm, ulaşım, inşaat, eğitim gibi sektörlerde daha şimdiden panik havası başlamış, ortalama 3 ay gibi bir sürede dünya devi şirketler çok ciddi maddi hasarlar almıştır. Çin’in tekelinde bulunan ucuz işçiliğe endeksli tekelci üretim mantığının acı sonuçları şimdiden gerçek yüzünü göstermeye başlamıştır. Hastalığın yayıldığı ilk ülke olan Çin, şimdiden onbinlerce insanın ölümüne, milyarlarca dolar maddi hasara yol açmıştır.

Amerikalı avukat Larry Klayman’ın önderliğindeki Freedom Watch avukatlar grubu “Çin Silahlı Kuvvetleri, Vuhan Viroloji Enstitüsü, bu enstitünün direktörü Shi Zhengli ve Çin Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Chen Wei” aleyhine bir dizi dava dosyası hazırlamış bulunmakta olup talep edilen tazminat tutarı ise 20 trilyon dolardır. Bu, gerçekten de çok büyük bir rakam. Hazırlanan dava dosyasında Çin Genelkurmay Başkanı’nın bulunmasının sebebi ise, virüsün biyolojik bir terör olarak algılanmasından dolayıdır. Yazımızın başında bahsettiğimiz, “virüsün tüm dinamikleri değiştirmeye başlaması” bu gelişmeyle bir kez daha doğrulanmış olmaktadır.

Aslında karşı karşıya bulunulan bu durumu “salgın sonrası kriz” diye nitelendirmek daha doğru olacaktır. Şimdiye kadar geçen sürede tüm dünya halkları hijyenin, sağlık sektörünün, izolasyonun, zor günler için kenarda belli bir birikim olması gerektiğinin, küresel bir kriz anında devletlerin bile yetersiz kalabildiğinin, gereksiz masrafların en aza indirilmesi gerektiğinin farkına vardılar. İşte salgın sonrası krizde insanların en çok dikkat edeceği hususlar yukarıda bahsettiğimiz konular olacaktır.

Tabi ki bu krizin bizi ilgilendiren boyutu özelde ülkemiz ekonomisi ve içinde bulunduğumuz sektörler için yapılacak yatırımlardır. Atılacak ilk adımlar, hammadde temini, üretime dayalı bir ekonomi, efektif maliyet ve fiyat-performans avantajlı ürünlerin elde edilmesi gibi etkenlerin geliştirilmesiyle beraber çok daha motorize ve robotik imalat aşamalarının hayata geçirilmesi olmalıdır. Bunu yaparken, bilim dışı fikir ve gerçeklikle ilgisi olmayan haberlerden kaynaklanan yanlış bilgilerden etkilenmeden etkinliklerin nokta atışı şeklinde başarıya ulaşması şarttır. Yaşanılan bu süreçte hem arz hem talep tarafında yetersiz veya yanlış bilgiler sebebi ile bazı ürünlere yoğun talep ortaya çıkmıştır. Fahiş fiyattan satılan termal kameralar, nano maske adı altında satılan kumaş maskeler, adına 3 katlı ibaresi eklenip 10 kuruş iken 5 TL fiyatlardan satılan pamuklu maskeler vb. birçok üründe talep patlaması olmuş ve fiyatların aniden artmasına yol açmıştır.

Yukarıda saydığımız örneklerden biri olan termal kameraları ele alacak olursak; Termal kameralar 2 derecelik yanılma payı ile güvenlik alanında , alan güvenliği, orman yangınları engelleme, kritik tesis güvenliği amaçları ile kullanılırken ortak yaşam alanlarında kitlelerin ateşlerini ölçüm amaçlı konuşlandırılmaya başlandı.

2 derecelik sapmalar önemli ve yanıltıcı olduğu için ortam ısısını referans alıp kameraya bilgi akışı ile yanılma payını 0,2 dereceye kadar düşüren referans cihazları ile satışı yapılmaya başlandı.

Bu noktada bazı cevabı olmayan sorular oluşmuştur.

- Kamera ile ateşi tespit edilen bireylere ne gibi müdahaleler yapılacaktır?

- Ateşi tespit edilen bireye uygulanacak prosedürler nedir?

- Bir bireyin ateşinin 38 derece ve altında olması COVİD-19 olmadığının göstergesi midir?

- Ateşinin 38 derece ve üstünde olması güçlü bir COVİD-19 şüphesi midir ?

- Tespit yapıldığı esnada yakınında bulunan kişilerin ayrıca bir prosedüre tabi tutulması gerekir mi?

- Sabah termal kamera ile tesis giriş noktalarında yüksek ateşi tespit edilen bir kişinin gün içinde ateşinin yükseldiği nasıl tespit ve takip edilecektir? gibi birçok belirsizliğin olduğu şu dönemde ekonomik olarak da plansız yapılan bu tedbir hamleleri uzun vadede başka sorunlara da yol açabilir mi?

Türkiye genelinde; 1534 hastane, 81 valilik binası, 922 kaymakamlık binası, 922 belediye binası, 453 alışveriş merkezi, TBB verilerine göre 10089 banka şubesi, 28544 gıda perakendeci market sayısı olmak üzere, toplamda 42545 adet halkın giriş çıkış yapabileceği nokta bulunmaktadır. Tedariği yapılan binlerce cihaz salgın bittiğinde başka hangi amaçlar için kullanılabilecek ve bu cihazların ekonomiye etkisi ne olacak gibi sorular henüz cevap bulmuş değildir.

Salgın sonrası kriz ya da yeni yapılanma sürecinde izlenmesi gereken hususların aşağıdaki gibi olması kaçınılmaz bir zorunluluktur

- Zaten oldukça gelişmiş olan sağlık sistemimizin aşılar, klinik deneyler ve ileriye yönelik geniş kapasiteli sağlık merkezleri ile daha da güçlendirilmesi, gerektiğinde yakın çevre ülkelerin sağlık sistemimizden faydalandırılması suretiyle bölgede güçlü olan pozisyonumuzun daha da sağlamlaştırılması

- Uydu, telsiz, cep telefonu ve bunun gibi tüm haberleşme ağlarının tamamen dışarıya bağımsız hale getirilmesi

- Hammadde temini ve işlenmesi

- Tam mamul olacak şekilde üretime dayalı ekonominin geliştirilmesi

- Bilim ve teknoloji alanında uzman kadroların arttırılması

- Tıpkı 2. Dünya savaşı yıllarında olduğu gibi, gelecek olan bu küresel krizde profesyonel bir şekilde uluslararası politikanın iyi bir şekilde yönetilmesi Marsilya salgını, İspanyol gribi vb gibi birçok pandemiyi atlatan dünya, kuşkusuz yeni tip koronavirüs salgınını da atlatacaktır. Sağlıklı ve mutlu güzel günlerde görüşmek dileğiyle…

 
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
   
HAVA DURUMU  
   
ANKET Tüm Anketler
 
 
PİYASA VERİLERİ  
 
Euro (€)
9,4485 - % 0.44
Dolar ($)
7,9830 - % 0.51
Altýn
488,460 - % 0.29
IMKB 100 ($)
1191 - % 0.00
 
BASINDA BUGÜN  
 
 
 
 
EN ÇOK OKUNAN HABERLER  
   
ARŞİV
 
 
 
  erdemligundem.com - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz